TARİHİ TÜRK YURDU DOĞASI İLE GÜZEL ESKİPAZAR

Mithat UYANIK

YÖREMİZ ESKİPAZAR.

 DEĞERLİ  ESKİPAZARLI  HEMŞERİLERİM     BU YAZIMIN BİR KISMINI KENDİ  SİTESİNE ALIP  DAHA SONRADA BİR KISMINI  ÇIKARARAK   SÖZDE  ESKİPAZAR'A HIZMET EDİYORLAR.BAŞLIĞINADA  MİTHAT  UYANIK'IN SERZENİŞİ DİYE  YAZIYORLAR O  SİTEDEKİ YAZIMDAN KALDIRILAN  ESKİPAZAR İÇİN HAKLI OLARAK  YAPTIĞIM TENKİTLERİMİ   BURADA OKUYABİLİR VE DİĞERLERİNİNDE KİMLER OLDUĞUNU  ANLAYABİLİRSİNİZ.   KİMİN SEVDASI NEREYE VE KİM İÇİN GAYET  YORUMA AÇIK.                      
      

   ATATÜRK'ÜN  SÖZLERİ.

                 
"VATAN


Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.
Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır.
Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.





TUTSAKLIK – ESARET
Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

KÜLTÜR VE MEDENİYET
Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.
Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.
Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir."

           Kaynak.    http://www.harbiforum.org

IMG_1553.jpg image by kutgkutg

 

Yukarıdaki Levhalarda  görülen Hadriana Polis-Handria Polis isimleri  ne anlama  geldiğini  Türk Milleti  ile  ilgisinin  ne olduğunun  açık  bir  şekilde  Eskipazar  halkını  bilgilendirmek gerekmekte olduğuna  inanılmaktadır.Türk  Milletinin yalnız ve  yalnız yabancı  isimler  değil  bu vatanın  bizlere  yeniden  yurt  olmasına  vesile  olan  büyük  ATATÜRK'ün yolunda  çağlar  üzerinden  aşarak  muhasır  medeniyetin  ve dünya  devletlerinin  en  önsafına  geçerek  lider ülke  TÜRKİYE yapacak  genç nesillerin  ilerleme  reçetesi Hadrianapolis  yolu  değildir.Eskipazar'lı  hemşerilerimiz  ve  sevgili  gençlerimizinde bunun  farkında oldukları  bilinmektedir.   


    Eskipazar  Sevdalısı  olup da  Eskipazar'ın  geleceğinin  umudunu  Hadrianapolis'e bağlayan ve  uman bazı sevgili hemşerilerim  kadar şu an Avrupa'da  yatan Büyük Hun İmparatoru  ve bir Türk olan ATİLA'ya  Avrupa'lılar  aynı ilgi  ve önemi  gösteriyorlarmı  acaba.Yukarıdaki  levhalar  Eskipazar Mengen yolu  ve çarşı içi  Bahçepınar yolu  vede  Mermer Eskipazar girişinde ve Bayındır köyü  yakınında  Samsun, Karabük yolu  üzerinde  bulunmaktadır.Oysa  o levhaları oralara  yazılıp  konmasını  düşünebilenler aynı girişe İlçe Merkezinin 2.km içeride  olduğununda  yazılıp konulmasını  sağlayabilirlerdi.Ama sevda başka olunca unutmuş  olunabiliniyor. Onun içindirki Mermer mahallesini  ilçe  merkezi  sanarak Eskipazar'a  uğramadan  mermerden direk olarak  geçenler olduğu  duyulmaktadır.Eskipazar'da  araç azamı hız   levhaları da görülememektedir. Olması  önemlidir kanaati  taşımaktayım.Eskipazar'lı  hemşerilerimiz  tarafından yazılan yazılarda sıkça rastlanılan hatta  yazılara başlık olarak konulan Hadrianapolis yazılarının geleceğimiz açısından düşündürücü  ve  endişe verici  olacağı kanaati taşınmaktadır. Onun içindirki  her Türk  evladı ve Eskipazar'lı hemşerilerimiz Eskipazar'ın Türk Tarihinde Viranşehir  olarak anılmasına sebeb olan ve  inancı gereği yakılarak külleri İtalya'nın Roma şehrindeki bir kilise bahçesinde bir mezara konmuş olarak bulunan  Hadrianus'un  koyduğu Hadrianapolis adına  Eskipazar'da bir halk koşusu düzenlemeyi düşünenlerin  olduğu  sanılmaktadır.Türkün ve Müslümanın yaşadığı bir yörede  Hadrianapolis'den başka bir isim bulunamıyorsa Eskipazar için hizmet ve sevdanın  adı  sizlerce ne olabilir acaba.Bizlere çok  düşündürücü gelmektedir.Aynı zamanda ülkem ve yörem adına bir kültür  yozlaşmasından  başkaca ne olalabilir. Eskipazar'da  Hadrianapolis  akla  geliyorda  vatan  için can  veren  yiğitler  şehit olduktan  sonrada  bazılarının  bazı  etkinliklerde neden  aklına gelmez acaba  aydın  olan vede  Eskipazar  sevdası  olduğunu  söyleyenlerin   acaba  sevdası neyin sevdası  Burada  Eskipazar'lı  Şehit'ler veya  Atatürk  anısına  bir koşu  yapılamazmı? diye  düşünüyor ve  Karamanoğlu Mehmet Beyin Türkçe ve  Türk dili hakkında  söylediklerini de  unutmamak  gerektiğine  inanıyorum."Bugünden sonra  divanda,dergâhda ve bargâhta, mecliste ve meydanda  Türkçe'den  başka dil  konuşulmayacaktır." 1277.

Türk Tarihinin  tanınmış  kişilerinden İsmail Gaspıralı'da Dilde, Fikir'de İşte  birlik  olunmasını  öğütlüyordu. 


Türk Tarihinin unutulmaz
   Atila'sını  aşağıdaki yazıyı okuyarak daha çok tanıyalım ve sevelim.(Hadrianusu-Hadrianapolisi değil)
         İşte
Avrupa  Hun

İmparatorluğu

IV. yüzyılın sonlarına doğru Balamir’in önderliğinde batıya doğru göç eden Hunlar, Kavimler Göçü’ne neden olmuşlardı. Hunların bir kısmı Doğu Anadolu’ya yönelirken, bir kısmı da Balamir’in ölümünden sonra, oğlu ya da torunu olduğu sanılan Ildız’ın liderliğinde Karpat dağlarını aşıp Macaristan’a girerek Avrupa Hun İmparatorluğu’nu kurdu.


Ildız Dönemi

Avrupa Hun İmparatorluğu’nun dış politikası Ildız zamanında belirlenmiştir. Bu politikaya göre; Bizans baskı altında tutulacak ve Cermen kavimlerine karşı Batı Roma İmparatorluğu ile işbirliği yapılacaktı. Hunların Tuna boylarında görülmesi Kavimler Göçü’nün ikinci büyük dalgasını başlattı. Bunun sonucunda Barbar Kavimleri Roma topraklarına girmeye başlayınca, Batı Roma Ildız’dan yardım istemiştir. Ildız, bir yandan Batı Roma’yı Germen (Barbar) kavimlerden kurtarmış, bir yandan da Vandal, Süev, Alan gibi Germen kavimlerini Ren Nehri ötesine, Galya’ya (Fransa) göçe zorlamıştır.

409 yılında Tuna’yı geçen ve Bizans’a gücünü göstermek isteyen Ildız, kendisiyle barış görüşmeleri yapmak için gönderilen Bizans elçisine "Güneşin battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim" diyerek meydan okumuştur. Ildız zamanında Hunlar, Orta Avrupa’dan Hazar Denizi’nin doğusuna kadar uzanan geniş topraklara sahip olmuşlardır. Onun çalışmaları sonucunda Hunlar, V yüzyılda merkezi otoriteye sahip kuvvetli bir devlet olarak ortaya çıktılar. Ildız’ın 410 yılında ölümünden sonra yerine Karaton geçti. On yıl kadar hükümdarlık yapmış olan Karaton dönemi ile ilgili bilgiler son derece azdır.


Rua Dönemi

Karaton’dan sonra 422 yılında, Hun hükümdar ailesine mensup dört kardeşten biri olan Rua, ülkeyi diğer kardeşleri Muncuk, Oktar ve Aybars ile birlikte yönetti. Rua, Bizans’ın Hun Ordusunu isyana kışkırtmak ve bağlı kavimleri Hunlardan ayırmak amacıyla, Hun topraklarına gönderdiği casusları bahane ederek Bizans üzerine bir sefer düzenledi (422). Hiç bir direniş gösteremeyen Bizans, ağır bir vergiye bağlandı. Bu sırada Batı Roma, iç karışıklıklar içinde bulunuyordu. Bu durumdan yararlanmak isteyen Bizans imparatoru II. Theodosius (408-450) İtalya üzerine ordu ve donanma gönderdi. Bu gelişmeler sonucunda Batı Roma Rua’dan yardım istedi. Hun hükümdarı Rua da, 60 bin kişilik bir kuvvetle İtalya üzerine yönelince, II. Theodosius savaşmayı göze alamadan çekilmek zorunda kaldı. Buna rağmen Bizans, fırsat buldukça Hun idaresinde yaşayan toplulukları kışkırtmaktan da geri durmuyordu. Bunun üzerine Rua, Bizanslı tüccarların Hun ülkesinde ticaret yapmalarını ve ücretli asker toplamalarını yasakladı. Bizans üzerine yapacağı yeni bir sefere hazırlanırken 434 yılında öldü. Yerine kardeşi Muncuk’un oğlu Attila geçti.


Attila Dönemi

Rua’dan sonra Hunların başına Attila ve kardeşi Bleda birlikte geçtiler (434). Attila, babasını küçük yaşta kaybettiğinden dolayı amcası Rua’nın yanında yetişmiş, birlikte savaşlara katılmış, devlet yönetimini ve Hun siyasetini öğrenme fırsatı bulmuştu. Her ne kadar büyük kardeşi Bleda ile tahtı paylaşmış ise de, tüm yetkiler Attila’da olmuştur.

Attila, Hun-Bizans ilişkilerini yeniden düzenlemek istiyordu. 434 yılında Attila’nın, Rua’nın Bizans üzerine yapmayı düşündüğü ve yapamadığı sefer için hazırlıklara başladığını öğrenen Bizanslılar, ona barış elçileri gönderdiler. Hun hükümdarı Attila da elçileri, Tuna ve Morova nehirlerinin birleştiği yerde bulunan Margos Kalesi önünde karşıladı. Attila isteklerini, barış koşulları olarak yazdırdı. Böylece 434 yılında Bizans ile Margos Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre;

- Bizans, Hunlara ödemekte olduğu vergiyi iki katına çıkaracak,
- Bizans, Hunlara bağlı kavimlerle görüşmeler ve antlaşmalar yapmayacak,
- Ticari ilişkiler sınır kasabalarında devam edecek,
- Bizans, elinde bulundurduğu Hun esirlerini iade edecekti.

Bleda’nın 445 yılında ölmesi üzerine Attila tek başına Hun hükümdarı oldu. Attila’nın amacı, Doğu ve Batı Roma imparatorluklarını egemenliği altına almaktı.


Attila’nın Batı Roma’ya Yardımı

Attila, Margos Antlaşması’ndan sonra ülkenin doğu bölgesini denetimi altına aldı. Volga boylarındaki Ak-Oğurların ayaklanmalarını bastırarak itaat altına aldı (435). Bu sırada iç karışıklıklar içinde bulunan Batı Roma, Hunlardan yardım istedi. Romalı komutan Aetyus’a yardıma gelen Hun birlikleri isyanları bastırdı. Oktar komutasındaki bir Hun ordusu Burgondlara karşı büyük bir zafer kazandı (436). Bu savaş ile ilgili olarak zamanla efsaneler türemiş ve Almanlar’ın ünlü Nibelungen destanlarının konusunu Hun-Burgond mücadelesi oluşturmuştur.


Attila’nın Seferleri

I. Balkan Seferi (441–442)

Bizans’ın Margos Antlaşması’nın şartlarına uymaması, Bizanslı tüccarların ticari ilişkilerde sahtekârlık yaparak Hunları aldatmaları üzerine Attila, Bizans üzerine sefere çıktı. Doğu Trakya’ya kadar ilerleyen Hun ordusundan çekinen Bizans barış istedi (442). Yapılan bu antlaşmaya göre; Bizans ödemekte olduğu vergiyi artıracaktı. Ayrıca bazı sınır kaleleri ile Tuna boyundaki kaleleri ele geçiren Attila, böylece Balkanlar’ın yolunu Hun ordularına açtı.


II. Balkan Seferi (447)

Bizans’ın, Hun kaçaklarını geri vermekte ağır davranması, Hun yönetimindeki bazı Germen kavimlerini kışkırtması, yıllık vergisini ödemek istememesi gibi nedenlerden dolayı Attila, yeniden Bizans üzerine sefere çıktı (447). İkiye ayrılan Hun ordusunun bir kolu Yunanistan’a girip Teselya’ya kadar ilerledi. Attila’nın yönetimindeki diğer kol ise Sofya, Filibe ve Lüleburgaz şehirlerini ele geçirip Büyük Çekmece önlerine kadar sokuldu. Bizans İmparatoru II. Theodosius barış istemek zorunda kaldı.
Bizans elçisi Anatolyos ile Attila arasında yapılan bu antlaşmaya Anatolyos Antlaşması denir. Buna göre;

- Bizans, ödediği yıllık vergiyi üç katına çıkaracak, Bizans, savaş tazminatı ödeyecek,
- Niş’de bir ortak pazar kurulacak,
- Tuna’nın güneyinde beş günlük mesafedeki yerler askerden arındırılacaktı.


Batı Roma (Galya) Seferi (451)

Bizans üzerinde kesin egemenlik kurduğuna inanan Attila, bu sefer de Batı Roma’ya yöneldi. Batı Roma üzerine yapacağı sefere bir bahane bulması gerekiyordu. Kendisine daha önce bir nişan yüzüğü gönderen İmparator II. Valantien’in kız kardeşi Honoria’nın (Honorya) teklifini kabul ettiğini bildirdi. Çeyiz olarak da imparatorluğun yarısını istedi. Bu isteğinin kabul edilmemesini savaş sebebi sayan Attila Batı Roma seferine çıktı. İki ordu, Batı Roma’nın asker deposu sayılan Galya’nın Katalon Ovası’nda karşılaştı. Batı Roma ordusunun başında Aetyus (Aetius) adında bir komutan bulunuyordu. Yapılan savaş çok şiddetli geçti. Bir gün boyunca kıran kırana süren savaşın galibi belli değildir. Ancak bu savaştan sonra, Romalı General Aetyus’un gözden düşmüş olması ve bir yıl sonra Roma üzerine yürüyen Attila’nın karşısına askerî bir güç çıkaramamaları, Batı Roma İmparatorluğu’nun asker deposu durumunda olan Galya’yı saf dışı bıraktığının delilidir. Attila’nın karşısına Roma ordusunun çıkmaması, Romalıların bu savaşta çok büyük kayıplar verdiklerinin bir kanıtıdır.


İtalya Seferi (452)

Attila, zaman geçirmeksizin destekten mahrum kalan ve iyice gözden düşen İtalya’ya, 452 yılında yüzbin kişilik bir orduyla Alpleri aşarak girdi. İtalya, Attila’nın karşısına bir ordu çıkaramadı. Roma Senatosu büyük bir korku içine düştü ve hemen barış görüşmeleri için, Papa I. Leon başkanlığında bir heyeti Attila’ya gönderme kararı aldı.

Papa I. Leon, Attila’dan tüm Hrıstiyanlık dünyası adına Roma’yı bağışlamasını istedi. Attila eski bir uygarlık merkezi olan Roma’yı tahripten kaçınıp, Papa’nın ricasını kabul etti ve geri döndü. Attila, Bizans’ı ve Batı Roma’yı etkisiz hale getirdikten sonra, yönünü İran’daki Sasanî İmparatorluğu’na çevirdi. Bu devletinde egemenlik altına alınması ile Hunlar dünya egemenliğini gerçekleştirebileceklerdi. Ancak, Attila İtalya seferi dönüşünde 453 yılında öldü ve bu seferini gerçekleştiremedi.

Attila öldüğünde, Hun sınırları batıda Danimarka ve Ren Nehri’ne, doğuda ise İtil (Volga) Nehri ötesine uzanıyordu. Attila, tarihin yetiştirdiği büyük devlet adamlarından biridir. Onun adı günümüze kadar dillerden düşmemiş, onun adına operalar bestelenmiş, filmler çevrilmiş, resimleri ve heykelleri yapılmıştır. O, güçlü bir iradeye sahipti. Ciddi ve büyük işler yapmaya yetenekli, sadeliği seven ve mütevazı bir hükümdardı.


Avrupa Hun İmparatorluğu’nun Yıkılışı

Attila öldüğü zaman arkasında İlek, Dengizik ve İrnek adlarında üç oğul barakmıştı. Yerine geçen oğulları, devlet idaresinde başarılı olamadılar. Taht için yapılan kavgalar Hunları zayıf düşürdü. İlk olarak Hunların başına geçen İlek, ayaklanan Germen kavimleriyle savaşırken öldü (454).Yerine geçen Dengizik ise zeki idi fakat siyasî yönden yeterli değildi. Doğu Roma ile yapılan bir mücadelede o da öldü (469). İrnek, Hunların Batı ve Orta Avrupa’da tutunmalarının mümkün olmadığını anlamıştı. Bu nedenle Hunların büyük bir kısmı ile Karadeniz’in kuzeyindeki geniş düzlüklere çekildi. Hunların bir kısmı buradan Orta Asya’ya geri döndü. Bir kısmı ise Avrupa’ya doğru ilerleyen Avarlara katıldı. İrnek idaresindeki bu Hun topluluğu daha sonraları Bulgarların ve Macarların devlet olarak ortaya çıkışında önemli rol oynadılar.


Avrupa Hun İmparatorluğu Hükümdarları

1) Balamir (375 - 395)
2) Karaton(395 - 415)
3) Muncuk (415 - 425)
4) Oktar (425 - 430)
5) Rua (430 - 434)
6) Bleda (434 - 445)
7) Attila (445 - 453)
8) İlek (453 - 454)

KAYNAK:   http://www.emersonkent.com

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret66782
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 7°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.54793.5621
Euro3.87173.8872