TARİHİ TÜRK YURDU DOĞASI İLE GÜZEL ESKİPAZAR

Mithat UYANIK

BOZKURT İŞARETİ VE BAŞBUĞ TÜRKEŞ VE ELÇİBEY.

 Yüce Türk Milletinin unutulmaz merhum değerleri öncü liderleri Alparslan Türkeş ve Elçibey mekânları cennet olsun. 

 

 

 

Sovyetler Birliğinde Moskova, Nazım Hikmet’i her zaman methederdi. Gazeteler onu bir kahraman gibi göstermeye çalışmaktaydı. Türk kelimesi yasak olmasına rağmen...yalnız Nazım Hikmet’e Türk denilmekteydi. Alparslan Türkeş hakkında ise “faşist Türkeş” diye yazılar yazılmaktaydı. Nazım Hikmet’e Türk denildiği için onu çok merak ederdik. Türkiyeli bir Türk nasıl olur, oralardan bir Türk’ü görmek isterdik.

Yalnız bildiğimiz bir düşünce vardı. Nazım Hikmet Ruslara çok yakın olduğu için Ruslar onu methetmektedirler. Bu da bizi çok üzmekteydi. Rusların Alparslan Türkeş’e faşist demeleri bizi çok sevindirirdi. Çünkü, Ruslar Türkeş’e faşist diyorlarsa, demek ki Alparslan Türkeş bir kahramandır. Yani, Rusların Türkler hakkında söylediklerinin biz tersini düşünürdük.

Azerbaycan’da özgürlük mücadelesi veren bizler, Alparslan Türkeş’i gıyaben tanımaktaydık. Onun 1944’te Türkiye’nin dışında da Türklerin olduğunu söylemesi sonucunda cezaevine konulduğunu bilmekteydik. Bu nedenle Türkeş bizim için efsanevi bir liderdi.

Ebulfez Elçibey o zaman Azerbaycan Halk Cephesinin lideriydi. Haziran ayında cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacaktı. Elçibey de cumhurbaşkanlığına adaydı. 30 Nisan’da Elçibey beni yanına çağırdı ve 2 Mayıs’ta Alparslan Türkeş’in ve T.C. Başbakanı Süleyman Demirel’in Azerbaycan’a geleceğini söyledi. Türkeş Bey’in Türk dünyasına ilk kez gelişiydi. “Süleyman Bey Başbakan olduğu için onu bu hükümet (eski komünistler) protokole uygun karşılayacaklar, Türkeş Bey’i ise karşılamayacaklar. Biz Türkeş Bey’i en güzel şekilde karşılamalıyız. 3 Mayıs’ta da Azatlık Meydanı’nda ilk defa Azerbaycan’da Türklük bayramı için miting yapılacak ve Türkeş’i de orada konuşturacağız” dedi.

Elçibey beni, Alparslan Türkeş’i karşılama hazırlıklarını yapmak ve miting teşkil etmek için görevlendirdi. Ben çok sevindim. Hemen bütün kadınları çağırdım. Önce bulunduğumuz Halk Cephesi’ni düzene soktuk. Evlerimizden halılar getirdik, her yere döşedik. Türkeş Bey’i havaalanından almak için 300 araba ve her arabaya 2 bayrak (Azerbaycan ile Türkiye Bayrakları) ayarladık. Havaalanına geldiğimizde aramızda 8 milletvekili bulunmasına rağmen yalnız Elçibey’i VİP’e aldılar. Bunların hepsi bilinçli yapılmaktaydı. Amaçları Türkeş Bey karşılanmasın ve “bak yıllardır Türk Dünyası için ömrünü verdin seni karşılayan bile olmadı” havasını yaratmaktı. O zaman havaalanını Rus askerleri korumaktaydı. Biz VİP’ in kapısından içeri baktığımızda eski komünist partisinin kadınlar kolunun başkanını ve ona yakın olan birçok milletvekilini gördük. Hepsi T.C. Başbakanını karşılamaktaydılar. Ben ve İskender Bey VİP yetkilisi ile görüşmek istediğimizi söyledik. Yetkili bir Rus askeri bizimle görüştü. Ben “Herkes içerde biz neden içeri alınmıyoruz?” diye sordum. Yetkili onların milletvekilleri ve dernek başkanları olduğunu söyledi. Ben de Halk Cephesi’nden yetkili 8 milletvekilinin olduğunu ve Sovyetlerin dağılmasından hemen sonra kurulmuş olan Azerbaycan Kadın Hukukları Müdafaa Cemiyeti Başkanı olduğumu söyledim. Ben; “Bizi Türkeş Bey karşılanmasın diye içeri almadığınızı biliyoruz” dedim, “Türk dünyasının lideri Alparslan Türkeş Azerbaycan’ a ilk defa geliyor, biz onu mutlaka karşılamalıyız. Bu nedenle size düşünmek için 10dk. zaman veriyoruz. Bizden 10 kişiyi içeri almazsanız, burada ortalık karışır. Sonuç kötü olur.” Böyle deyince Rus askerleri ve yönetici bizden korktular, 5 dakika sonra yönetici bizden 10 kişi, 8 milletvekili, dernek başkanı olan beni ve yardımcımı içeri aldılar. Türkeş Bey’i taşıyan uçak indi. Elçibey, Türkeş Bey’le görüşmek üzere beni iki defa Türkiye’ye göndermişti. Dolayısıyla ben Türkeş Bey’i tanıdığım için uçağa gittim, uçağın kapısını açtım ve Türkeş Bey’le uçaktan indik. Türkeş Bey Elçibey ile konuşmadan birbirlerine sarıldılar. İkisinin de gözlerinden yaş akmaktaydı. Çünkü yıllarca mücadelesini verdikleri olay gerçekleşmişti. Türkeş Bey herkesle görüştükten sonra içeri götürdük. Orada çok değerli şairimiz Bahtiyar Vahapzade ile görüştü. Süleyman Demirel’in uçağı indiğinde herkes onu karşılamaya gitti, ben gitmedim. Türkeş benim de karşılamaya gitmemi istedi ben Türkeş’i yalnız bırakmayacağımı söyledim. Protokol gereği karşılamaya gitmem gerektiğini söyledi. Ben de Türkeş Bey’den çok uzaklaşmadım bir kenarda durdum. O zaman Memmedali BAYAR Türkiye Büyükelçiliği’nde müsteşardı, Süleyman Demirel ile bana yaklaştı ve Süleyman Demirel’e “Hanım HALİLOVA, kadın hareketinin lideri” olarak takdim etti. Süleyman Demirel geldikten sonra biz Alparslan Türkeş’i çok büyük törenle Halk Cephesi’ne götürdük.

3 Mayıs’ta Alparslan Türkeş’i görmek ve konuşmasını dinlemek için 1 milyon kişi Azatlık Meydanı’na Türklük Bayramı mitingine geldi. Benim yerim Türkeş’in ve Elçibey’in arasında idi. Herkes parmakları ile bozkurt işareti yapmaktaydı. Türkeş Elçibey’e bu işaretin anlamını sordu. Elçibey bu işaretin Türklük işareti olduğunu, Göktürklerden geldiğini, Gagavuzlar, Çuvaşlar ve bütün Türklerin işareti olduğunu söyledi. Türkeş Bey çok beğendi ve işareti yapmak istedi, zorluk çekti. Ben onun parmaklarını düzelttim. 2 parmağının kurdun kulaklarını, eğilmiş parmaklarının ise yüzü olduğunu söyledim. Çok beğendi. Bu işareti Azerbaycan’dan MHP’ye getirdi ve sembol yaptı....
....

Doç. Dr. Hanım Halilova
__________________


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam18
Toplam Ziyaret66791
Hava Durumu
Anlık
Yarın
23° 30° 7°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.54793.5621
Euro3.87173.8872