TARİHİ TÜRK YURDU DOĞASI İLE GÜZEL ESKİPAZAR

Mithat UYANIK

ALPARSLAN TÜRKEŞ'SİZ 13 YIL GEÇTİ.

Kaynak:Yeniçağ gazetesi

                                                                                                         

Başbuğ’suz 13 yıl geçti

 

TÜRK Milliyetçi Hareketi’nin efsanevi  lideri Alparslan Türkeş, vefatının 13. yılı  olan bugün özlemle anılıyor. Etkinlikler,  Alparslan Türkeş’in anıt mezarı başında  yapılacak törenlerle başlayacak.
Türkiye ‘Başbuğ’suz 13 yılı geride bıraktı
Türk siyasi hayatının “Başbuğu” olarak bilinen Milliyetçi Hareket Partisi’nin efsanevi lideri Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997’de geçirdiği bir kalp spazmı sonucu vefat etti. Hayatını milleti ve Türk Dünyası’nın birlik ve beraberliğine adayan Türkeş, vefatının 13. yılı olan bugün çeşitli etkinliklerle anılıyor. Anıtmezar başındaki törende MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bir konuşma yapacak
Yıl 1917 ve Kasım’ın 25’i öğle vakti.. yer Lefkoşe. Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade Sokağı 13 numaralı mütevazı evde, Kıbrıs’a yerleşen Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve esi Fatma Zehra Hanım’ın Ali Arslan adını verdikleri oğulları dünyaya gelir. Yıl 1921 ve 4 yıl, 4 ay, 4 günlük Ali Arslan Sarayönü İlkokul’una (Sıbyan Mektebi) gönderilir. İlkokul ve rüştiye yıllarında Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla bilenmiş hocalarından feyz alır. Hocaları ona müfredatın yanı sıra Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını, Devlet-i âli Osman bakiyesi hür ve müstakil Türkiye’nin yanı sıra yeryüzünde kendileri gibi bahtsız esaret altında milyonlarca Türk olduğunu da öğretirler. Dahası Osman Zeki Bey, Ali Arslan’ın adını “Senin adın Alparslan olsun ve Sultan Alpaslan’a denk bir yiğit Türk ol” diyerek değiştirir.
Kıbrıs’tan göç
Alparslan Türkeş’in doğup, yetiştiği o yıllarda, Kıbrıs, İngiliz işgali altındadır. Türkeş’in işgal altında, esaret altında yaşamaya dayanacak gücü kalmamıştır. 1933’te babası Ahmet Hamdi Bey’i ve Annesi Fatma Zehra Hanım’ı ikna eder, anavatanın yoluna düşerler; Ailesi İstanbul’a yerleşince Alparslan Türkeş’in ilk işi Kuleli Askeri Lisesi’ne kayıt olmak olur. Türkeş. Yıl 1936 Kuleli Askeri Lisesi’ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitirince Ankara ve Harp Akademisi yılları başlar. 1938’de Harbiye’den mezun olur.
Siyasete adım
1955 yılında dış görev için açılan sınavı kazanarak ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanan Türkeş,  1957 yılında Türkiye’ye döner. 1959 yılında Almanya’ya Atom ve Nükleer Okulu’na gönderilir ve bu okulu başarıyla bitirir. O artık bir Kurmay Albay’dır. 1960 ihtilâl hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlenir. Ancak 13 Kasım 1960’ta Türkeş ve “Ondörtler” olarak bilinen arkadaşları zorla evlerinden alınıp yurtdışında görevlendirilmek suretiyle sürgün edilirler. 23 Mart 1963’te sürgünden döner, dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup partileşmek amacıyla “Huzur ve Yükseliş Derneği” adlı bir dernek kurar. Talat Aydemir’in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiası ile tutuklanır ve dört ay hücre hapsinden sonra yargılanır ve beraat eder.
CKMP Genel Başkanı
Tarih 31 Mart 1965,  Alparslan Türkeş Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne (CKMP) katılır. 1 Ağustos 1965’te ise Genel Başkanlığa seçilir. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili seçilir. 1969 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin adı Milliyetçi Hareket Partisi, amblemi de Üç Hilâl olarak değiştirilir. O yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili olur. 1975-1977 arasında Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yapar. Bu arada Ülkü Ocakları, Büyük Ülkü Derneği ve diğer mesleki örgütlenmeler başlar.
Istırap dolu ‘anarşi’ yılları
Alpaslan Türkeş, 1968 yılından itibaren etrafındaki az sayıdaki gence komünizm ve milliyetçilik konusunda seminerler verdi. Kısa zamanda çoğalan gençler, doktriner Türk Milliyetçiliği düşüncesinde ve “Dokuz Işık” etrafında toplandı. Bu gelişmelerden rahatsız olan Türklük ve Türkçülük düşmanları Ülkücü Hareket’e savaş açtı. 12 Eylül 1980’e kadar çok sayıda ülkücüyü şehit ettiler. Türkeş için 1978, 1979, 1980 yılları birçoğunu bizzat kendisinin yetiştirdiği binlerce ülküdaşının komünist çetelerce katledildiğini gördüğü, kan ağlayan bir yürekle her şeye rağmen kaybetmediği soğukkanlılığıyla bir iç savaşı önlediği ıstırap dolu yıllardır.
4.5 yıllık hapis dönemi
12 Eylül 1980 sabahı ihtilâl oldu. Başbuğ Türkeş ve Türkiye’nin komünist ihtilale kurban olmasını engelleyen Ülkücü Hareket sanık sandalyesinde, idam sehpalarına konuldu. Türkeş, 12 Eylül’den üç gün sonra teslim oldu. Bir ay Uzunada’da, daha sonra da Dil Okulu’nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi’nde 4.5 yıl hapis yatar. O ve 218 ülkücünün idamı istenir, 9 Nisan 1985’te tahliye olur ve beraat eder. Tarih 6 Eylül 1987.. Yapılan referandum neticesi diğer siyasilerle birlikte Başbuğ’a da konulan siyaset yasağı kalkar. Başbuğ, Milli Ülkü’yü iktidar yapmak, davayı kitlelere anlatmak için yine meydanlardadır.
Siyasi deha
Eski DEP Milletvekili Orhan Doğan’a “Ne mozayiği ulan!” çıkışı hala hafızalardaki yerini koruyan merhum Türkeş, 25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da dünyaya geldi. Türkeş, 1933 yılında girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nden subay olarak mezun oldu. Ordunun çeşitli komuta ve kademelerinde görev yapan MHP’nin merhum Genel Başkanı, 31 Mart 1965 tarihinde CKMP’ye katılarak Türk siyasetinin en önemli isimlerin biri oldu. Türkeş, ömrü boyunca Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yaptı. Hakkında yerli ve yabancı akademisyenler tarafından araştırmalar yapılan ve kitaplar yazılan Türkeş, çok sayıda aydın tarafından “deha” olarak nitelendiriliyor.
Son beyanatı
Alparslan Türkeş son konuşmasını Almanya’dan döndükten sonra katıldığı partisinin Amasya İl Kongresi’nde 4 Nisan 1997’de yaptı. Türkeş konuşmasında Hollanda ve Almanya’daki ırkçı saldırıları kınadı ve yaşanan gerilimlere değindi. Çözüm olarak erken seçimin şart olduğunu ifade eden Türkeş şunları söyledi: “Bu ülkede millet, memleket, cumhuriyet, millî hâkimiyet, hukukun üstünlüğü ve seçim sözlerinin kimseyi rencide etmeyeceğine, aksine demokrasinin teminatı olacağına inanıyoruz. Eğer bu olmazsa devletin rejimi ayakta tutması fevkalâde güç olacaktır. Ben yüksek huzurlarınızda tarihten gelen sorumluluğum ile hükûmeti ve parlamentoyu bir defa daha uyarıyorum. Erken seçim demokrasimizin teminatıdır.”
                           "TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN BAŞBUĞU SENİ  VEFATININ 13 YILDÖNÜMÜNDE RAHMET VE MİNNETLE  ANIYOR. CENABİİ  HAKTAN MEKÂ'NININ DA CENNET OLMASINI  DİLİYORUM. 04.04.2010

Mithat UYANIK- Eskipazar-KARABÜK"



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret68940
Hava Durumu
Anlık
Yarın
20° 31° 14°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.49753.5116
Euro3.90723.9229