TARİHİ TÜRK YURDU DOĞASI İLE GÜZEL ESKİPAZAR

Mithat UYANIK

MALAZGİRT'TEN ESKİPAZAR'A

TARİHİ TÜRK YURDU DOĞASI İLE GÜZEL ESKİPAZAR

ŞANLI 30 AĞUSTOS ZAFERLERİMİZDE ESKİPAZAR.

Cumartesi, August 30 · Kategori: MALAZGIRT'TEN ESKIPAZAR'A


          


                  BÜYÜK  ATATÜRK  DİYORKİ.
 "Bu memleket tarihte Türk'tü, bu günde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır."Eskipazar'ımızda da  tarihten gelen bir Türklük şuuru daima var olmuştur ve devamda etmektedir. Alparslan TÜRKEŞ'inde   yazmış olduğu Çankırı ile ilgili  Kahramanlık ruhu adlı kitabında  Eskipazar'ın köylerinden  bahsedip bu köy adlarının Türk boylarının  adları olduğunu işaret etmektedir.Bu gün bir çok kayıt ve Eskipazar tarihi anlatımlarında  belirtildiğinde Karabük ve çevresinin en eski  yerleşmesi  Eskipazar'ın Yazıboy  köyüdür. Burada  bulunan  bir höyüğün,ilk   Tunç Devri (M.Ö.2500) olarak  yerleşmeye  konu  olması,  Eskipazar'ın  önemini  dahada  artırmaktadır. Bazı sebeplerden dolayı  her  nedense  başka  konu ve  isimlere  dikkat  çekilmekte  olduğu  görülmektedir.  Halbuki bu topraklarda yaşayan Türk varlığından dünde ve  bu  günde rahatsız olanların var  olduğunu  bilmek ve unutmamak gerektiğini  her zaman  düşünülmelidir. Türk varlığının  bulunduğu bu  topraklara  Anadolu erenleri doğudan giriş yaptığında  Türk  varlığını her  zaman   hazmedemeyenler hepten  çılgına döndüler ve  savaş seferi  hazırlıklarına  başlayarak Malazgirt'e kadar gelen Bizanslı aynı zamanda  çok  ihtiraslı bir Türk  düşmanı olan   Romen Diyojen'i Türk  tarihinde ayrı  bir yeri olan  Selçuklu  Sultanı  Alparslan  Ordusu ile karşıladı. "Selçuklu Ordusu, düzenli disiplinli ve komutanlarına son derece  itaatli olup sayıları 50.000 kişiyi geçmiyordu.Bizans  askerleri 200.000 kişi idi. Düşman, sayıca üstün  olmakla beraber, tek merkezden idare olunmaya  müsait değildi. Çünkü ırk ve dil farkları bulunan unsurlardan teşekkül etmiş bulunuyordu. Norman, Ermeni,Slav, Ahbaz gibi ekaliyetler Bizans  ordusunda yer almış  bulunmaktaydı. Hatta Avrupa'da yaşayan  ve Müslüman olmamış Peçenekler ile Uzlar'dan alınmış üçretli Türk askerleri bile vardı."(1) "Büyük Sultan  savaş  başlamadan  evvel  Diyojen'e  elçi  gönderdi. Sultan Alparslan'ın heyeti 25 Ağustos 1071  sabahı,  Bizans  ordugâhında  hafife  alınıp, hakarete  uğradı. Diyojen, heyet  başkanına;"Kışlamak için İsfahan'mı, yoksa  Hamedan'mı  daha  iyi  olduğunu  sordu. Sulh  teklifini  şiddetle  reddedip; "Sultanınıza  söyleyiniz;  kendileri  ile  sulh  müzakerelerini   Rey'de  yapacağım. Ordumu  İsfahan'da  kışlatıp, Hamedan'da  sulayacağım"dedi. Heyet  başkanıda, Diyojene; Atlarınızın  Hamedan'da  kışlayacaklarından  eminim,Fakat  sizin  nerede  kışlayacağınızı  bilmiyorum".(2) Değip  kendi  karargâhına  dönüşünden   sonra savaşın da  kaçınılmaz  olduğu da  bilinmesi bir  gerçekti.  Alparslan, heyecanlı bir  konuşma  yapmış  ve  şöyle  hitap  etmişti: "Askerlerim! Bugün, şu harp  sahasında, Allah'tan  başka  sultan  yoktur.  Emir  ve  kumanda,  ancak onun kudret  elindedir.  Bende  sizin gibi  bir  nefer  olarak  harbe  katılıyorum. Dileyen  benimle  birlikte cihat eder, istemeyen  ayrılıp  gidebilir."  Türk askeri, bu  yüce  tevâzu  ve  son  derece  mânâlı  teslimiyet  karşısında  çok  duygulanmış  ve  sultanın  emrinden  ayrılmayacaklarını    ikrar  etmişti. Askerlerinin sadakatini  duyan  Alparslan, secdeye  kapandı   ve "Ey Rabbim! zatına  tevekkül  ediyor  ve azametin  karşısında  yüzümü  yere  sürüyorum. Yâ  Rabbi, rızanı  kazanmak için  cihada  azmetmiş  bulunuyorum.Niyyetim hâlistir, bana  yardımını  ihsan  eyle. Sözlerimde  hakikate  aykırılık  varsa  beni  kahreyle" diyerek  niyazda  bulundu. Sultan, şehit  olma ihtimalini  dikkate  alarak,  "Vefat  edecek  olursam, büründüğüm  bu beyaz  kumaşı  bana  kefin  yapın.Melikşahın  etrafında  toplanıp  onu kendinize  hükümdar  tanıyın,  birlik  ve  beraberliğinizi  koruyun. Şâyet  muzaffer  olursak  istikbâl  bizimdir  demiş ve atının kuyruğunu kendi eliyle bağlamıştı."(3) Savaş  zorunluydu 26 Ağustos 1071 de bir cuma  günü  Alparslan'ın  50.000  kişilik  ordusu  ile 200.000 kişilik  Bizans  ordusu    Malazgirt'te  karşılaştılar  çetin savaşlar  arasında  "Peçenek Türkleri  Malazgirt  Savaşında:1071  Yılında  "Büyük  Selçuklu  Devleti" ile  "Doğu  Roma  Bizans  Devleti" arasında  yapılan  "Malazgirt  Meydan  Savaşı'nda  "Peçenekler" Bizans  ordusu  saflarında  katıldılar.  Selçuklu  Sultanı    Alparslan"ın  ordusu  "Türkçe  konuşunca"Peçenekler  kendileri  gibi  Türk  olan  Selçuklu  tarafına  geçtiler."(4)Bu  savaşta  Eskipazar'ın  önemi nedir ve nerden  gelmektedir."Malazgirt  Savaşı  Öncesi  Türk  Yerleşmesi:  Türkler,1071, Malazgirt  Savaşı  öncesinde  de  Anadolu'ya  değişik  amaçları  gözeterek  gelmişler  ve  yerleşmişlerdir.  Özellikle,  Kuzey  Türklüğü  olarak  tarihte  bilinen  bu  Türk  kitleleri  içinde  Oğuzlar  olduğu  gibi  Kıpçak, Peçenek  gibi  diğer  Türk  kavimleri  yer  almaktadır.Daha  sonra  çeşitli  nedenlerle   Bizans'ın  emrine  giren  bu  Türk  kavimleri,  bu  devletin  izlediği iskân  siyaseti, Anadolu'nun  çeşitli kısımlarına  yerleştirilmişlerdir.  Yer  adlarından  yola  çıkarak  yapılan  sonucunda  Eskipazar  Tamışlar  Köyü'ne  adını  veren  Tamış,  Bizans'ın  emrinde  bir  Oğuz  Beyi   olup,  saptamalara  göre  Malazgirt  Savaşı'nda  Selçuklu  ordusuna  karşı  savaşırken,  giysilerde  kullanılan  renk  ve  dil  benzerliklerinden  dolayı  kısa  zamanda  saf  değiştirmiş,  Selçuklular  tarafına  geçmiştir". (5)Türklerle  savaştırılmak  üzere balkanlardan bizans  ordusu  içinde  getirilen  Uz ve  Peçenek Türklerinin  kendileriyle  savaştırılmak  istenilenlerin de Türk  olduklarını  anladıkları  an bizans  ordusunu  terk  ederek  Türk  ordusu  saflarına katıldıkları  gibi  komutan  Tamış'da aynı  hareketi  yaparak  Türk olmanın  önsezilerinin o  an  gereğini yapmış olmakla  beraber  bu gün  vatan  dediğimiz  bu  toprakları  kendisi  gibi   Türk  olan  soydaşlarına Anadolu'nun ön  kapılarının  açılmasında  bu  gün  üzerinde  yaşayıp  havası  ile  soluklandığımız bu toprakların    hepimize  yeniden  yurt  idarecilerinin de  Türk  olmasına  katkı  sağlayan  böyle  değerli  kişileri  unutup İtalyan  kökenli  olup  Roma'da  doğup  yine  Roma'da  ölen  " cesedi  yakılarak  külleri"(6)  bir  mezara  konduğu  belirtilen  Hadrianus gibi  bir  yabancı kişinin  koyduğu isimlerle  meşkul  olanlar  şunuda  bilmelilerki  1071  Malazgirt  ovasından  buralara  kadar  gelen  Türk  akıncıları  Eskipazar'ı  yanmış,  yıkılmış  harab  olmuş olarak bulduklarından  dolayı  buraya  Viranşehir  ismini  koymuşlar yanmış  yıkılmış  harab  olmuş  bir  yerede  ancak  böyle  bir  ismi   atalarımız  tarafından  verilmesi  hiçte  yersiz  değildir. Böyle  isimlerin  neden  verildiğini  halka  açıklanamazken  Eskipazar'ın  sevgili  gençlerinin de  bilmesi  gerektiğine  inandığım  İtalya Roma'da  cesedi  yakılarak  bir  tapınağa  konan  bir  kişinin  koyduğu  bir  ismi  Eskipazar'ın  giriş  ve  çıkışına  koyarak  kültür  zenginleşmesi  sananlar  ancak   kendileri  mutlu  olurlar Eskipazar'lı  hemşerilerimi  mutlu  edemezler.Çünkü  tarih  boyunca  hür  ve  bağımsız  yaşayan  yüce  Türk  milletimizin  top  yekün  düşmana  karşı  verilen  mücadelelerin  şanlı  zaferlerle  sonuçlanmasında  bizlere  bu  toprakları  vatan  yapıp  bırakan  komutan ve şehitlerle  gazilerimizi  rahmetle  anarken  ne  tesadüfki  26 Ağustos ta  başlayıp  30 Ağustos  1071  ile  26 Ağustos ta  başlayıp  30 Ağustos 1922  tarihli  şanlı  zaferlerle  sonuçlanan  bayramlarımız  bütün  TÜRK'lere  kutlu  olsun.
                   Mithat UYANIK      

Kaynak.
 1-     Emekli Müftü  Mehmet EMRE
      25.Ağustos 1988 Tercuman
2-Van Muş  Bitlis Kültür  Belgeseli
      İsmail KAHRAMAN  12.07.2007
3-Emekli Müftü Mehmet  EMRE
    25.Ağustos  1988  Tercuman
4- Yeni Batı Trakya Dergisi Sayı.185.sayfa.49.2005
 5-Karabük İl Müftülüğü
      Malazgirt  Savaşı öncesi  Türk  yerleşmesi
6-http:www.korea-fans.com/forum/

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret66651
Hava Durumu
Anlık
Yarın
24° 6°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.58253.5968
Euro3.90663.9222