TARİHİ TÜRK YURDU DOĞASI İLE GÜZEL ESKİPAZAR

Mithat UYANIK

SAYIN FİKRET GÖKÇE'NİN YAZISI OKUNMAYA DEĞER.

e
FİKRET GÖKÇE: ÇİFTE BAYRAĞIN PATENDİ

ÇİFTE BAYRAĞIN PATENTİ

BAYDEMİR’E AİT DEĞİL

        

 (Bunu ilk defa dört yıl önce Manisa’nın AKP’li Belediye Başkanı söyledi)

 

 Her iki gözümden de küçük birer operasyon geçirdiğim için yazılarıma biraz ara verdim. Gerçi ilaçlarımı hala kullanıyorum ama,  gündemin bunca yüklü olduğu bir ortamda siz değerli okurlarımdan ayrı kalmaya daha fazla gönlüm razı olmadı.

Senaryo önceden belliydi. Onların hesaplarına göre, toplumu hoplatmadan, gıdım gıdım sonuca ulaşılacaktı. Nitekim öyle de oluyor. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman BAYDEMİR, öteden beri kurgulu olduğu çifte bayrak özlemini geçenlerde Tunceli’de ortaya atıverdi. Aslında bu özlem dört yıl önce Manisa’nın AKP’li Belediye Başkanı Avukat Bülent KAR tarafından dillendirilmiş, bizim de içinde bulunduğumuz birkaç kişinin tepkisi dışında fazla yankı bulmamış ve bu konuda duyarlı olması gereken kesimlerden hiç ses çıkmamıştı.

10 Ocak 2007 tarihli “BU VATAN SAHİPSİZ DEĞİL” başlıklı yazımızda bu konuya değiniyor ve şöyle diyorduk:

“Manisa Şehit Aileleri adına geçtiğimiz yıl Milli Savunma Bakanlığı’na bir şikayet dilekçesi gönderildi. Bir örneği bizim elimizde de bulunan söz konusu dilekçeyi “gereği ve bilgi için” Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı, Ege Ordu Komutanlığı, Manisa Valiliği ve Baro Başkanlığı’na da gönderen şehit aileleri ayrıca, Cumhuriyet Savcılığı’na da suç duyurusunda bulundu.

            Dilekçede yer alan iddiaya göre Manisa Belediye Başkanı Avukat Bülent KAR, İspanya’ya yaptığı bir geziden sonra yerel ETV televizyonunda bir konuşma yapmış, eyalet sistemini savunmuş ve vatanın bölünmezliği uğruna canlarını feda eden şehitlerimize dil uzatmış.

            Bir zamanlar imparatorluğa başkentlik yapmış, o dönem nüfusu İstanbul’un çok üzerinde olan, şehzadeler diyarı Manisa’nın Sayın Belediye Başkanı bakınız neler söylemiş o televizyon  konuşmasında?

            İspanya’nın Katalon Kentinde, Katalon Eyaletinin Bayrağının yanında İspanyol Bayrağı da vardı. Benim hep gönlümde yatan ve devamlı düşündüğüm, neden bizde de eyalet sistemi uygulanmaz? Eyalet bayrağının olması çok doğaldır. Türk Bayrağının yanında eyalet bayrağı da olmalıdır. Böyle olsaydı, Güneydoğu’da 20 bin çocuğumuzu kaybetmezdik. Çocuklarımız vatanı düşmana karşı savunsalardı söylenecek söz bulunmazdı.”

            Anlaşılan Sayın Başkan’a her ilde olduğu gibi belediyesinin önünde şanlı bayrağımızın yanındaki gönderde bulunan Manisa’nın simgesi flama ve makam aracındaki fors yetmiyor. Herhalde eyalet merkezi olarak Manisa’yı, eyalet başkanı olarak da kendisini düşünüyor. Ayrıca bunca cana, bunca milli servete acımasızca kıyan; Türk Ulusu’nun düşmanı olan bölücü terör örgütü PKK’yı düşman olarak görmüyor.”

            Şu anda Silivri’de tutuklu bulunan Tuncay ÖZKAN’ın da katıldığı 23 Aralık 2006 günü Menemen’de yapılan Kubilay’ı Anma Mitinginden iki hafta sonra kaleme aldığımız bu yazıdan da anlaşılacağı gibi; yukarıda saydığımız, duyarlı olması gereken kesimlerden hiçbir tepki gelmedi ve hatta basın bile bu açıklamayla ilgilenmedi.

            Nedense biz hep böyle yapıyoruz. Suyun yavaş yavaş ısıtılmasıyla haşlanan kurbağa gibi, bizi alıştıra alıştıra hain emellerine ulaşmaya çalışanların bu taktiğine hep seyirci kalıyoruz.

            Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre; “Ahmet DAVUTOĞLU’nun davetine icabet ederek, resmi görüşmeler yapmak üzere 3-4 Haziran günleri Türkiye’ye gelen  Irak Kürt Yönetimi Başkanı,” görüştüğü makamlarda devlet başkanı gibi karşılanan Barzani’de, bugünkü konumuna, bizim bu kayıtsızlığımız ve seyirciliğimiz yüzünden gelmedi mi? Ankara’dan döndükten sonra 17 Temmuz’da Mısır’a giden ve TV’de bir açıklama yapan Barzani, “Kürtler tek devlet altında toplanmalıdır. Suriye, Türkiye ve İran’dan toprak talebinde bulunabiliriz. Türk, Fars ve Arap ulusları gibi Kürtler de kendi devletlerini kurmalıdır” dedi . Bu açıklamadan 10 gün sonra Ahmet TÜRK heyetiyle Barzani’yi ziyaret etti ve Erbil’de düzenlenecek Kürt Konferansının planlarını yaptılar. Bu arada BDP Siirt Milletvekili Osman ÖZÇELİK’de; “bir arada yaşamak istemiyorsanız bizde artık fazla ısrarcı olmayacağız” diyerek bölünmenin ilk adımını attı. Ayrıca BDP’nin Erbil’de temsilcilik açması kararlaştırıldı.

            Bu açıklamalara ve gelişmelere karşın, “açılım” diye diye neredeyse saçılım noktasına gelen Türkiye’den tıss yok! Bize hala dost ve müttefik diye yutturulan, emellerine adım adım yaklaşmanın mutluluğu içindeki ülkeler, bizim bu tavrımız karşısında zevkle ellerini ovuşturuyorlar. Senaryolarındaki aşamalar bir bir uygulanıyor.

            Şimdi gündemlerinde  31 Ekim-01 Kasım tarihlerinde Erbil’de yapılacak toplantı var. Güya Irak savaşında ölen ABD ve İngiliz askerleri ile peşmergeleri anacaklarmış. Peşmerge dedikleri PKK teröristleri. Onların kara vicdanlarında soykırım uyguladıkları  1,5 milyon Iraklı’nın bir kıymeti harbiyesi yok ! Musul’da, Kerkük’te, Talafer’de kürt nüfus çoğalsın diye sistematik bir şekilde katlettikleri, 19 kez katliama maruz kalan  Türkmenler yok. 1984’den beri PKK terörüyle yitirdiğimiz şehitlerimiz yok. Asıl amaçları sözde Kürdistan devletini tüm dünyaya tanıtmak ve kabul ettirmek. Bu anma toplantısına Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin cumhurbaşkanlarını, başbakanlarını, genelkurmay başkanlarını ve dini liderleri bile davet etmişler.

            Amacı belli olan bu toplantıya, PKK terörünün şehit ettiği bunca insanımıza karşın ağababalarının peşinde, bizden de  bazılarının!  katılmasını herhalde artık yadırgamayacağız.

Fikret GÖKÇE

 

   Bu değerli gazi yazarın elleri milli şuura katkısı yönünden  öpülmeye değer.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam12
Toplam Ziyaret71294
Hava Durumu
Anlık
Yarın
16° 26° 16°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.49483.5088
Euro4.11414.1306