TARİHİ TÜRK YURDU DOĞASI İLE GÜZEL ESKİPAZAR

Mithat UYANIK

TÜRK GENCİ BU YAZIYI OKUMALISIN.

Lozan kazanımları delinirken 1

31 TEMMUZ 2009

 

Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için son derece önemli bir gün olan 24 Temmuz sessizce gelip geçti. Oysaki 24 Temmuz, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı günün yıl dönümü olarak büyük bir önem arzetmekteydi.

Bundan 86 yıl önce, İstiklal Savaşı'nı azim ve savaş güçü ile kazananlar, bu zaferi bir kerre de "barış masasında" da tekrarlamayı başarmışlardı. Bu öylesine çetin bir mücadele olmuştu ki, zaman zaman yeniden savaş alanlarına dönülecekmiş gibi krizler yaşanmıştı. Bugün, 86 yıl sonra bile istenilen her şeyin elde edilip edilmediği tartışmaları yapılmaktadır. Hâlâ, Avrupalıların Lozan görüşmeleri sırasında savurdukları tehditlerin geçerliliğini koruduğnu hatırlamakta yarar vardır, zira onlar bunu unutmamışlardır. Hatta daha da vahim olanı, yeni metod ve söylemlerle, bu tehditlerden bazılarının uygulanmaya konduğu bilinmelidir. Nice fedakârlıklarla kazanılan egemenliğin yavaş yavaş sarsıldığı ve hatta delindiğinin fark edilmesi gerekmektedir. Bu mutlaka önlenmeli ve gereken tedbirler alınmalıdır. Bunun yapılabilmesi için de olayın parametreleri iyi çizilmelidir.

Lozan'ın Önemi:

- Lozan Barış Antlaşması, çok taraflı ilişkileri düzenleyen genel bir hukuki çerçevedir. Bir tarafta yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti ve diğer tarafta da tam dokuz adet karşıt taraf bulunmaktadır. Türkiye ile en az 9 düşman tarafın imzaladıkları bir barış antlaşmasıdır.

- Lozan Türk halkının 4 yıllık muazzam fedakârlıklarının zaferle taçlandırıldığı bir antlaşmadır.

- Lozan da Türk Misak-ı Milli'si, Batılı devletler tarafından kabul edilmiştir.

- Lozan ile daha önce Osmanlıya imzallatırılan Sevr Antlaşması'nın tüm hüküm ve kararları kalkmış ve yok olmuştur. Konan tüm cezalar da hükmünü yitirmiştir. (Avrupalıların en hazmedemedikleri hususlardan birisi de budur)

- Lozan Antlaşması'nda birçok konu mevcuttu ama bunun içinde Türkiye-Ermenistan ilişkileri yoktu. Bu tamamen ikili ve özel ilişkiler grubu içinde Gümrü, Moskova ve Kars antlaşmaları ile Lozan'dan önce halledilmiş bir mesele idi.

- Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli egemenlik belgesidir. Var oluşunun kabulü ve tescilinin belgesi yani adeta Kimlik belgesidir.

Lozan'dan kalan sıkıntılar:

Lozan, istenilen huzuru tam olarak getirememiştir çünkü bunu engelleyen belli sebepler mevcuttu:

1- Taraflar arasındaki büyük düşmanlık ve "güvensizlik".

2- Kontrol altında tutulan "büyük hırslar ve öfkeler".

3- "Kesin çözüme bağlanamayan meseleler".

4- Müzakereler sırasında ortaya çıkan yeni buhranlar ve onlardan geriye kalan menfi tohumlar.

Çözüme bağlanamayan meselelere bakmakta yarar vardır:

n Bunlardan birincisi, İngilizlerle olan Musul petrol alanlarının durumu, Irak hududunun çizimi ve Irak'taki Türkmenlerin durumu ve hakları konularıdır.

n İkincisi ise Fransızlarla olan "Osmanlı Borçları", yabancı misyoner okulları ve kiliselerin ve onların mülklerinin durumudur.

n Yunanistan'la olan "halkların mübadelesi" konusudur.

Adeta, bilinçli bir şekilde birçok konu karşı taraflar arasında paylaşılmış ve her biri tüm gücü ile pazarlıkta Türkiye'ye yüklenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışı ve ona uyguladıkları çok ağır savaş tazminatları ve şartlarından sonra ve 4 yıl aralıksız devam eden Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türkiye'nin elinde hemen hemen hiçbir şeyin kalmadığını bilerek, daha da çoğunu almak için yüklenmişlerdir. Bu şartlar altında bile Türkiye'yi tamamen çökertemediklerini görmenin verdiği hırs ve öfke ile masada mücadeleyi sürdürmüş ve zaman, zaman müzakereleri "buhrana" dönüştürmüşlerdir.

Sevr Antlaşması ile "bitirdik, yok ettik" dedikleri bir devletin mensuplarının, o yıkımın küllerinden kalkıp yeni bir devlet kurup, karşılarına zaferlerini tescil ettirmek üzere oturmalarını, Avrupa devletleri bir türlü hazmedememiştir. Bu hazımsızlık onların inanılmaz bir küstahlık sergilemesine sebep olmuştur. En iyi örneği de konuşmalarda başat rolü oynayan İngilizler ve o eda ile konuşan İngiliz Dışişleri bakanı Lord Curzon vermiştir. Curzon, Türk tarafına adeta muzaffer "emperial" devlet edası ile emir vermeye kalkınca, böyle bir tutumu hiçbir şekilde kabul etmeyen Türk delegasyonu derhal barış konuşmalarını kesmiş ve masayı terk etmişlerdir. Türklerin azmi, vekarı ve kararlılığı karşısında çaresiz kalan Avrupalılar istemeden tekrar masaya oturarak, edebli davranmak zorunda kalmışlardır.

Yunanlıların, "büyük Anadolu macerası" dedikleri İzmir, Ege çıkartmasının mimarı İngiliz Dışişleri bakanı Lloyd George büyük bir hezimete uğramıştır. Günün haber ve yorumunu yapan ABD'de yayımlanan Time Magazine'in  ifadeleri ile bu başarı, "İngilizlerin, Rusların ve Avrupalı güçlerin, hasta yatağında boğmaya çalıştıkları ve hatta 'boğduk' zannettikleri, Türklerin, İngiliz İmparatorluğu'nu son yüz yılın en büyük yenilgesine uğratmasını ve tüm Batılı güçleri geri püskürtmelerini bir türlü hazmedememişlerdir."

Fransızlar, eski imparatorluk borçlarının ödenmesi için sıkboğaz etmiş, misyoner okulların devamı ve tüm mülklerinin kendilerine ait kalmasında ısrarcı olmuş ve kiliselerin de eskisi gibi faaliyet gösterip, ekonomik güçlerini de sürdürmelerini istemiştir.

Yunanlılar, tüm kayıp ve yenilgilerinden Türkleri sorumlu tutmuş ve günümüze kadar süre gelen "Türkiye bize zarar verecek" teranesini başlatmalarına zemin hazırlamışlardır.

İtalyanlar, bütün antlaşma kurallarına ve Lozan'a rağmen, 14 yıl gibi kısa bir süre sonra 1937'lerde hâlâ Anadolu'nun Güney sahillerinin yani Bodrum-Fenile'den Taşucu, Mersin'e kadar olan yerlerin "kendilerine vaadedilmiş olan cennet toprakları" olduğundan dem vuracak kadar hâlâ "Anadolu'yu alma" takıntısını yaşatmışlardır.

Ruslar, hâlâ Boğazlar'da kontrol ve Kars ve Ardahan'dan Erzurum'a kadar olan yöreleri kendi "tabii genişleme" alanları içinde görerek, Lozan'a rağmen 1945-47'ye kadar aynı talepleri tekrarlamışlardır.

 

Kısacası Lozan'ın imzalanışı 86 yıl olabilir ama son 56 yıl gerisine kadar taleplerin tekrarlanması bitmemiş ve Avrupalıların "agresif yaklaşım ve tutumları"nda pek bir değişiklik olmamıştır. Acaba şimdi yani 2009'da durum nedir diye gözden geçirmekte de yarar vardır.


  KAYNAK: Doç. Dr. Oya AKGÖNENÇ Milli  Gazete

 

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret75448
Hava Durumu
Anlık
Yarın
22° 22° 6°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362